Bu sayfa içeriğini birlikte ürettiğimiz wikilerle yapıldı.
|
sansuresansur.orgBu sayfa 436 kez ziyaret edildi.
Kategoriler (büyük türkçe dizin)
Bilginizi editör bekleyen kategorilerle paylaşabilirsiniz.
projeksiyon askısı
fotoselli aplik
betonarme kırma
Kütük (tam kütük raporu)
Yahoo'daki Sayfa:
52 Alexa Sırası:
3,905,989 Benzer Siteler
Sansüre Sansür ekibi keyfi sebeplerle, uygulama yanlışlığıyla, sudan bahanelerle, hukuku parasıyla etkin biçimde kullanan güçlerin marifetiyle, özgürlük kavramını at gözlükleriyle yorumlayan hukukçular nedeniyle haksız yere sansüre uğrayan web sitelerine dikkat çekiyor.
"Bugün internetine sansür, yarın hayatına sansürdür, sessiz kalma" sloganıyla özetlenebilecek toplumsal hareket her bireyin sansür karşısında alması gereken tavrı manifestosuyla özetliyor. Aşağıda manifestonun tamamını bulabileceğiniz Sansüre Sansür hareketi olgun bir özgürlük fikrine sahip. Sansür, "her türlü yayının, sinema ve tiyatro eserinin hükümetçe önceden denetlenmesi işi, sıkı denetimi" olarak tanımlanıyor. Sansür; bizler için neyin doğru, neyin yanlış olduğuna bizim irademiz dışında, başkalarının, kendi değer yargıları doğrultusunda karar vermesidir. Çocuk istismarı, tecavüz, uyuşturucu temini gibi cezai yaptırımı olan, insan hayatına zarar veren, evrensel suçların engellenmesi ise sansür değildir. Ülkemizde 5651 sayılı kanundaki "internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkında kanun" adı altında sunulan ve erişimin engellenmesini gerektiren kusurlu hareketler bahanesiyle, özellikle sanal ortamda sansür, çeşitli yanlış uygulamalar ile giderek artan bir biçimde baş göstermektedir. Kapatılan sitelerin, engellenme sebepleri kamuoyuna açıklanmamakta, siteler sadece bir kişinin mahkemeye gitmesi nedeniyle dahi tedbir olarak kapatılabilmektedir. Bu engellemelerin sebeplerine baktığımızda en büyük pay, %38'le tüm dünyanın seferberlik içinde savaş açtığı "çocuk istismarı"na aittir. Bu son derece HAKLI bir nedendir çünkü çocuk istismarı ASLA müsamaha gösterilecek bir şey değildir. Kapamaların ikinci büyük nedeni ise %35'le "müstehcenlik" olarak göze çarpmaktadır. Ardından ise %10'la "diğer" kategorisi gelmektedir. Kalan %10 ise kumar, fuhuş, uyuşturucu, Atatürk’e hakaret, intihara yönlendirme ve sağlık için tehlikeli madde temini nedenlerinin toplamına aittir. Dünyanın en ağır suçlarından biri olan "çocuk istismarı"yla neye göre, kime göre olduğu belli olmayan "müstehcenlik" kavramının neredeyse başa baş gitmesi başka türlü izah edilemez. Ne olduğu anlaşılmayan "diğer" kategorisinin, kalan altı nedenin toplamıyla aynı oranda olması, suçla savaştan başka bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu açıkça ortaya koymaktadır. Sanal ortamdaki bu keyfiyetin, gerçek hayata ulaşması kaçınılmazdır. Bugün "müstehcen" bulunarak kapatılan bir site, yarın bir heykele, bir filme, bir kitaba dönüşecektir. Sanal ortamdaki yasaklamaların, eninde sonunda sokakta izdüşümleri olacaktır. Dolayısıyla, çok geç olmadan SansüreSansür demenin zamanıdır. Unutulmamalıdır ki, kapatılan sitelere bir takım ayarlar yapıp, girebilmek özgürlük değildir, sansüre karşı durmak hiç değildir. Bu, sansürü kabullenmek, sansürle yaşamaya alışmak ve yanlış giden bir şeyin parçası olmaktır. Oysa ülke olarak, sansür ayıbına alışmak yerine bir an önce bundan kurtulmamız gerekmektedir. Bu nedenle, “bana dokunmayan yılan” zihniyetinden bir an önce çıkmamız elzemdir. Hukukçularımızın internet konusunda eğitilmesi, medeni ülkelerdeki "ikaz et/kaldır" sistemine geçilmesi, yasada net şekilde tanımlanmayan gerekçelerin tanımlanması ve kişisel yorumlara mahal verilmemesi birincil önem taşımaktadır. İkincil olarak, halihazırdaki durumda, illa bir kapatma gerçekleşecekse kapatılan sitelerin önce uyarılması, kamuoyunun sitelerin ne sebeplere kapatıldığı konusunda bilgilendirilmesi ve sitelerin toptan server üzerinden kapatılması yerine sadece sakıncalı içeriğin kaldırılması yönünde gerekli düzenlemelerin yapılması gerekmektedir. Ülkemizin acilen interneti bilen hukukçulara ve bilirkişilere ihtiyaç duyduğu aşikardır. Bu nedenle, biz SansüreSansür olarak konunun uzmanlarını ve medyayı göreve çağırırken, kamuoyunu da bu konuda bilinçlenmeye ve "SansüreSansür!" demeye davet ediyoruz.
![]()
Yorumlarınızı buraya yazabilirsiniz.
|
Hakkımızda - Yardım - Yasal - Site Kayıt
©2012 Siteler Hakkında 0.271